14Eylül

turkuazpatlican.com

www.turkuazpatlican.com  açıldı .

guncel yazılar ve yorumlarla eşsiz bir size.

15Temmuz

Söz’ler

YAŞAM ve ÖLÜM

YaÅŸam sensin.

Yaşamımızı ölüm kaygısıyla, 
ölümümüzü de 
yaşama kaygısıyla bulandırıyoruz.

İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar,
oysa yaşamadıkça yaşlanırlar.

~ İskoç Atasözü ~

Hayat, yaşantı aramak değil, 
kendimizi aramaktır.

~ C.Pavese ~

Yaşam yetersiz önermelerden 
yeterli önerme çıkarma sanatıdır.

~ Samuel Butker ~

Henüz bu dünyayi çözememisken, 
öbür dünyadan sözedemeyiz. 

~ Konfüçyus ~

İnsanın çirkinliği kendine,
ama yaşam çok güzel. 

~ Lautrec ~

Hayat sevginiz, 
en yüksek umudunuza 
beslediÄŸiniz sevgi olsun.
En yüksek umudunuz da 
en yüksek hayat düşünceniz olsun.
 
~ Nietzsche ~

Hayat bir hikaye gibidir, 
ne kadar uzun olduğu değil 
ne kadar güzel olduğu önemlidir.

~ Seneca ~

Yaşam bu muymuş? 
İyi, sonra bakarız!  

~ Nietzsche ~

Hayatın amacı, yalnızca kendisidir.

~ Goethe ~

Doğum halinde olmayan, 
ölmekle meşguldür.

~ Bob Dylan ~

Hayat iki şey için değildir: 
Doğmak ve ölmek.

~ Ü.Güler ~

Cevapların en ciddisi mezardır.

~ Goethe ~

Herkes ölmek için yaşar, 
düşmek için yükselir.

~ Marlowe ~

Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, 
dünyadakiler birbirlerini yiyorlar!.

Ölüm olmasaydı,
onu onu icat etmek zorunda kalırdık. 

~ Voltaire ~

Öl ve ol! 
İşte bunu bilmiyorsan 
zavallı bir misafirsin karanlık yeryüzünde.

~ Goethe ~

İyi bir insan için yaşam zor, 
ölüm kolay. 

~ Maksim Gorki ~

Dünyaya geldiğimiz gün bir yandan yaşamaya, 
bir yandan ölmeye başlarız.

~ Montaigne ~

Yaşam sürekli bir problem çözme sürecidir.

~ Hosatani ~

Düşünlerimizin en iyi aynası 
yaşamlarımızın akışıdır.
 
~ Nietzsche ~

Hayat olması gerektiği gibi değil, olduğu gibidir. 
Onu değiştiren yaşama biçiminizdir. 

~ Virginia Star ~

Ne yapacağını iyi biliyorsan, 
gidip de onu yapmanın ne anlamı var? 
BaÅŸka bir sey yap daha iyi…

~ Pablo Picasso ~

Hayat boyu yanılgılarımızın yarısı, 
düşüneceğimiz yerde duygulanmak,
duygulanacağımız yerde de 
düşünmekten kaynaklanır.  

~ J.Collins ~

Dünya düşünenler için bir komedi, 
hissedenler için trajedidir. 

~ Walpole ~

Bugünün gerçeklerine göre yaşamak zorundayız 
ve yarın bunları hatalı bulmaya alışmalıyız. 

~ William James ~

Bugünün sorunları, 
dünün çözümlerinden kaynaklanır.

~ Senge ~

Deneyim hatalarımıza verdiğimiz addır.

~ Oscar Wilde ~

Deneyim insanın başına gelen 
bir şey anlamına gelmez. 
Deneyim, insanın başına gelenle 
nasıl başa çıktığı anlamına gelir. 

~ Aldous Huxley ~

Bir insan için tüm problemlerinin ilki, 
bu evrende ne tür bir iş yapacağını bulmaktır. 

~ Thomas Carlyle ~

En imkansız zannettiğimiz şey 
hayatta başımıza gelendir. 

~ Pıtıgrıllı ~

Sorgulanmayan hayat yaÅŸamaya deÄŸmez.

~ Sokrates ~

Yaşanarak edinilen bilgiler 
taş üzerine yontulmuş yazılara benzerler.

Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir.

~ Roosvelt ~

Ölümün bizi nerede beklediği belli değil,
iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.

~ Montaigne ~

Ölümü gören ,hastalığa razı olur.

Ölmek toplu suçumuzdur, 
topumuzun cezası ölüm.

~ Can Yücel ~

Ölüm bireysel bir maceradır.

~ Henri B. Stendhal ~

İnsan gençliğinde öğrenir,
yaşlandığında anlar.

~ Eschenbach ~

Yaşlılık, bilgisiz için kış, 
bilgili için de hasat mevsimidir. 

~ Robert Hutchins ~


Gençlerin pek çoğu kabalıklarını 
doğallık sanırlar.

~ Rochefoucault ~

Gençlik şarabını tadan, 
dünyada kendisinden başkasını görmezmiş. 

~ Fuzuli ~

Yaşlandığında çocuklarından 
bekleyeceğin şey, 
senin babana yaptığındır.

~ Pittacus ~

Yaşlanmadan akıllanmayı çok isterdim. 

~ B.Shaw ~

İnsanların çoğu yaşlanınca 
gençliklerini unuturlar.

~ Boccacio ~

Çocuk, doldurulacak bir vazo değil 
tutuşturulacak bir ateşdir. 

~ Rebelais ~

Gençliğinde bilgi ağacını dikmeyen, 
yaşlılığında rahatlayacağı bir gölge bulamaz.

~ Seneca ~

İnsanlar felsefeyi çocukken masaldan, 
sonra kitaplardan, ihtiyarlayınca da 
arkalarında kalan hayatlarından ögrenebilirler.

Erteleyenlerin en küçük kaybı, 
erteledikleri süre boyunca 
öğrenebileceklerinden 
mahrum kalmalarıdır.

Tüm yemişlerin böğürtlenlerle 
aynı zamanda olgunlaştığını düşleyen kişi 
üzümlere ilişkin birşey bilmiyor demektir.
 
~ Paracelcus ~

Değiştiremeyeceğimiz bir geçmiş 
geride dururken, 
biçimlendirip sahip olabileceğimiz 
bir gelecek bizi bekliyor. 

~ F.W.Robertson ~

Zaman nehrinin önüne baraj kurun, 
bakın neler birikecek.

Zaman paraya benzer, 
lüzümsuz yere sarfedilmedikçe 
daima yeter.

Dünü düsünüyorum. 
Dün geçti, yarına vakit var mı?

“Dün” tecrübedir, öğren. 
“Yarın” tahmindir planla. 
“Bugün” fırsattır, kullan.

Dünya 3 günlüktür. 
Dün, bugün ve yarın. 
Dün geçti, yarının geleceği belli değil, 
öyleyse bugünün kıymetini bil.
 

Zihinlerini ölmüş geçmişte 
ve doğmamış gelecekte yaşatanlar, 
şimdiki zamanda yaşamaya mahkum olan 
bedenlerini öldürürler. 
Beden giderse hayatı da 
beraberinde götürür.

Herhangi bir insan 
vaktini nasıl geçireceğini 
üstün bir insan ise 
vaktini nasıl değerlendireceğini düşünür. 

~ Schopenhauer ~

Kar yaza kalmaz, 
yeşil güze kalmaz.

~ Dede Korkuta ~

 
Bir işe ne kadar zaman verdiğiniz değil, 
o zaman içine neler koyduğunuz önemlidir.

Zor is, zamanında yapmadığımız
kolay islerin birikmesiyle oluÅŸur.

~ H.Ford ~

 
Zamanları geldiğinde 
çiçeklerin açmasını 
hiç bir güç durduramaz.

Zaman, bir insanın harcayabileceği 
en kıymetli şeydir.

Tarihi yanlış yazanlar ,
tarihi yanlış yapanlardan 
daha fazla zarar vermiÅŸtir.

Eski başkadır, eskimiş başkadır. 
Nice eskiler vardır ki hiç eskimez.

~ Peyami Safa ~

Geç kalan her zaman haksız çıkar.

~ A.France ~

 
Ötelere varabilecek olan, 
yerinde duran büyük dağ değil, 
sürekli ilerleyen küçük karıncadır.

İnsanı taş ya da kırık kalpli yapan 
bu dünyadan gidiyorum. 
Beni nereye gömerlerse gömsünler.

~ Diderot ~

Yirmi yıllık tecrübe, 
bir yıllık tecrübenin
yirmi defa tekrarı değildir.

Hayat yaşandığı kadardır. 
Ötesi ya hatıralarda bir iz, 
ya da hayallerde bir umuttur.
 
~ Pablo Neruda ~

Hayat bir bisiklete binmek gibidir. 
Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz 
sürece düşmezsiniz.

~ Claude Pereer ~

Yaşamdan yakınanlar ondan 
olmayacak ÅŸeyler isteyenlerdir.

Ölüler yoklukları ile değil 
onlarla aramızda söylenmeden kalan 
sözler yüzünden keder verirler.

Hüsranı bir tek yerde kabul edebilirim: 
O da yaşamaya olanak varken 
yaşayamamış olmaktır.

 Şu olan biten var ya, 
boşver taş yağsın isterse, çok sürmez. 
Dakika şaşma dakika, yaşamaya bak, 
ne geçmişi düşün ne gelecekten kork.

Çocuk trajedide güler,
ihtiyar komedide aÄŸlar.

~ M.Unamuno ~

Hayatınızı işgal etmelerine 
izin verdiğiniz küçük işlerin kuyusu 
öyle bir yoğun karanlıkla hayatınızı kuşatır ki, 
başınızı kaldırıp, o kuyudan yukarıya 
nasıl çıkabileceğinizi düşünmeye 
imkan bulamazsınız.

İyi geçirilmiş bir gün, 
nasıl mutlu bir uyku getirse, 
iyi yaşanmış bir hayat da, 
mutlu bir ölüm getirir.
 
~ Leonarda da Vinci ~

Hayatı  komedi sayanlar 
son espiriyi iyi düşünsünler.

Her hayat kalbinin ekseninde döner. 
İnsanların uğrunda öldükleri, 
uğrunda yaşadıklarıdır.

Hayatın güzel olması için 
eksiksiz olması şart değildir.

~ A.Funicella ~

 
Hayatımız, 
yaptığımız tercihlerin toplamıdır.

Yaşamak bir ziyafettir. 
Bu ziyafete davetli kişiler pek çoktur, 
ama masaya oturanlar çok azdır.

Bir şekilde doğar, 
fakat binbir şekilde ölürüz.

 ~ Yugoslav Atasözü ~

Ölüler güç ve bilgilerini 
beraberinde götürmez, 
yasayanlara ilave eder.

~ Hopi Kabilesi ~

Bir çocuk doğduğu zaman, 
büyükanneler de doğar.
 

 
Kader iki kardeşin oynarken kurdukları 
hayalleri bile gerçeğe dönüştürüyorsa, 
sizin göz yaşlarınızla kurduğunuz hayalleri 
niçin gerçeğe dönüştürmesin?

Biz halkız, 
yeniden doğarız ölümlerde. 

~ Pablo Neruda ~

ÖLÜYORUM

EÄŸer yeniden baÅŸlayabilseydim yaÅŸama,
İkincisinde daha çok hata yapardım.

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.

Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun olmazdı aslında,

Daha çok riske girerdim,
Daha fazla seyahat ederdim,

Daha çok güneş doğuşunu izler,
Daha çok dağa tırmanır 
daha çok nehirde yüzerdim.

Görmediğim birçok yere giderdim,
Dondurma yerdim doyasıya 
ve daha az bezelye.

Gerçek sorunlarım olurdu 
hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve 
verimli kılan insanlardandım ben.

Yeniden baÅŸlayabilseydim eÄŸer,
Yalnız mutlu anlarım olurdu.

Farkında mısınız bilmem, 
YaÅŸam budur zaten:
Anlar, sadece anlar, 
sizde anı yaşayın.

Hiçbir yere yanında termometre, su ,
Şemsiye ve paraşüt almadan 
gitmeyen insanlardandım ben.

Yeniden başlayabilseydim 
ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.

Ve sonbahar bitene kadar 
yürürdüm çıplak ayaklarla.

Bilinmeyen yollar keşfeder, 
güzelin tadına varır,

Çocuklarla oynardım, 
bir şansım olsaydı, eğer.

Ama iÅŸte 85′indeyim 
ve biliyorum…

Ölüyorum…

~ Jorge Luis Borges ~
(1899-1986) Arjantin

02Temmuz

Şeytanın Fısıldadıkları

Tanrı’ya inanırız
Åžeytan’ı ise biliriz
Tanrı’nın kitapları, melekleri ve peygamberleri var.
…Günahları ve sevapları var.
Cenneti ve cehennemi, ahiret günleri ve hesap defterleri var.
Peki Åžeytan’ın nesi var?
İçgüdülerimiz ve ortak çıkarlarımızdan başka hiçbir şeyi.
İşte bu yüzden Tanrı mümin arar.
………………..
Åžeytan ise ortak.
Ve işte bu yüzden binlerce yıldır Şeytan hep kazanıyor.
Çünkü…
Çünkü hep kazandırıyor.
Üstelik onula yapılan bütün işlerde
kazancımız peşin ödenir.

********

“Tanrı’ya gitmek için önünde üç yol var: Biri akıldan, diÄŸeri imandan, öbürü gönülden geçiyor. “Birini seç de ona göre konuÅŸalım,” dedi Åžeytan.
“Gönül” dedim.
“Biliyorum” dedi Åžeytan. “Akıl için çok aptalsın,iman için ise çok akıllı.”
“Ya gönül için?” diye sordum. “Hiç ÅŸansım var mı?”
“Hayır” dedi. “Hiç. Çünkü çok maymun iÅŸtahlısın. Hem Tanrı hem de Åžeytan’la aynı anda kırıştıramazsın. Tanrı mutlak sadakat bekler.”
“O zaman” dedim, “İzin ver sana tapayım.”
“Hayır” dedi büyük yorumcu “Ne gerek var?”

**********

“Ya O Ya Ben” diye restleÅŸen sevgili hep kaybeder. Sadakat söz konusu olduÄŸunda Åžeytan çok daha kurnaz davranır. Tanrı için aynı sinsiliÄŸi gösterir diyemeyiz; çünkü Tanrı dobradır ve belki de bu yüzden bu kadar yalnızdır.

************

*Samimi insanlar can sıkarlar.
Neden mi?
Oyun oynamasını bilmezler.

Bu yüzden samimi kadınlar yalnız kalırlar çünkü onlarla fikir ve duygu alışverişi yapılır ancak. Kırıştırılmaz

************

Akılsız bir Şeytan ortaksız kalır.
Bir tanrıyı mümin siz bırakan ise, akılcılığıdır.

************

Serveti, şöhreti ve şehveti olanları kıskanırız.
Mal, kadın, para, gösteriş,
iÅŸret, zevk, eÄŸlence,
sorumsuzluk, vurdumduymazlık, tasasızlık.
AÄŸzımızın suyu akarak kıskanırız Åžeytan’ın bu gamsız kullarını.
Kimse…
Kimse…
Hatta için için küçümseriz bu insanları.
İşte bu yüzden insan özünde Tanrı’dan çok Åžeytan’a yakındır. Tanrı’ya inanırız; Åžeytan’ı ise biliriz.

***********

Sadakat ihanettir. Nasıl mı?
Canım çeker ama yapamam.
Yani?
Yani sana sadık kalırken kendime ihanet ederim.
Yani?
Yani sadakat ihanettir.

***********

İhanetten önce şehvet, ihanetten sonra sadakat konuşur.

***********

Doymuş bir şehvetin istirahatini fırsat bilen sadakat ne yeminler eder.

***********

Kadının iffeti; beni şehvetle sevdiğin müddetçe sana sadığım.
Erkeğin iffeti; seni şehvetle sevdiğim müddetçe, yaptığım kaçamaklar sadakatsizlik sayılmaz.
Kadının iffeti her zaman erkeğin iffetinde daha az iki yüzlüdür.
İffetini tamamen eşinin ona olan sadakatine ve sevgisine endekslemiş kadınlar ve erkekler iffetli sayılmazlar ama iyi tüccarlardır doğrusu.

***********

Toplum ne iki yüzlüdür yarabbi!
Kadının çapkınına orospu derler.
Erkeğin orospusuna çapkın.
Kadın çapkınlığını gizlice yapmak ister.
Erkek ise açıkça.
Çünkü;
çapkınlık erkeğe itibar getirir kadına ise sadece baş belası.
Çapkın kadınların çoğu aslında şefkat çapkınıdırlar, seks değil.
Ya çapkın erkekler?
Onların çoğu da özgüven çapkınıdırlar seks değil.
Çapkın bir erkek nadiren büyük bir aşk aramaktadır. Çapkın bir kadın ise çoğu zaman büyük bir aşktan kaçmaktadır.
İşte bu yüzden erkeklerin çapkınlıkları kronik bir hastalıktır. Kadınlarınki ise geçeci bir delilik.
İntikam için aldatan kadın hep pişmandır; seks için aldatan erkek ise hep doyumsuz.

*************

Kimse eÅŸit doÄŸmaz.
Ama herkes eşit ölür.
İşte onu için ölüm, acı bir son değildir.
Hayatımızın yegane adil başlangıcı ve biricik fırsat eşitliğidir.
İyi ki ölüm var.
Başkalarının iyi talihi başka türlü nasıl çekilir?
İnsanlar ne garip!
Her maçın, ne yaparsak yapalım berabere biteceğini bildiğimiz halde kazanmak için yırtınıyoruz.
Sonuç?
Mahalle Berduşu 1- Vehbi Koç 1
Yaşamı verdiği haz ve heyecan için sevdim. Ölümü ise hikmeti ve adaleti için.
Ya doÄŸmak?
İşte bence asıl esrar burdadır.
Neden doğarız?
Yaşamın ne olduğunu çok iyi görüyoruz. Böyle bir yaşamın neticesinde ölmemizin de hayrını.
Peki ama neden doğarız?
Durup dururken?
Mükemmel bir alemde huzur içinde yok iken.
Kimse eşit doğmaz ama eşit ölür.
Peki ya ölümden sonrası?
Bilmem, rivayet muhtelif.
Hepsi de eşit saçmalıkta.
Herkes doğarken muhteşem bir mucize, yaşarken son derece alelade, ölürken bir bilmecedir.
Tanrı doğanları hayat; ölenleri ise cennet vaadi ile kandırıyor vallahi.

***********

Hayatımızın yapı taşları raslantılardır.
Kısmet denilen zillinin egemenliğini kabul edip rahat edeceğimize, çaba denilen bir hödük ve akıl isminde bir snobla yola çıkarız hep. Ve çuvallarız.
Kısmet kimlere verir?
Önüne ilk çıkan hıyarlara, durmaksızın istiyen yüzsüzlere ve en gözü kara, en gözü doymaz hergelelere.
Zaruret ve kısmet olmasa çabalamaktan resmen ölürdük.
Yine de hiçbir ÅŸey yapmayanların başına gelenler kader; bir ÅŸeyler yapanların başına gelenler kısmettir ona göre…

***********

Kendini bilmek kendini hapsetmektir; hatta ileri safhalarda Tanrı’nın iÅŸine karışmaktır; hatta “ÅŸirk” tir.

Yarın kim olacağımı bilmiyorum. Oysa şahsiyet sahibi, olgun ve aklı başında insanlar pekala biliyorlar. Yarın hangimiz daha çok eğleneceğiz acaba? Hangimiz daha zengin bitireceğiz günü?
Kendimi bilmek ruhumu sıkıyor.
Kendini bilenler ise canımı.
Bir şahsiyetim yok çok şükür.
Birde her gün değişen havalarım olmasaydı.

************

Sünnet tıfıllığa geçiş ayinidir, ilk sekse yeni yetmeliğe, esrarlı sigara ise gençliğe.
İşe başladığımız ilk günkü sabah trafiği ise hayata.
Çocukluğumda dünyayı fethetmeyi hayal ederdim.
Gençliğimde fethettiğimi sanırdım.
Orta yaşlılığımda bunun için çalıştım.
Şimdi ise bunun üzerine düşünüyorum.
Korkum ise başıma gelmesi.
Yaşlanıyor muyum neyim?

************

Gençlik salaklıktır.
Orta yaş aptallık, yaşlılık ise bunaklık.
Sadece ama sadece çocuklar hayatı bütün anlamıyla yaşarlar. ama bunu ne bilirler, ne de düşünürler.
NeymiÅŸ o anlam?
Aptallığın zirvesinde bir orta yaşlıya göre: kahkaha ve oyun.

*************

” Düşünüyorum öyleyse varım”
Bu sözlerle açılmıştı”Akıl çaÄŸları”.
………………………….
Oysa ne düşüncelerin vardı, ne de sen vardın.
Ne de var vardı.
Dil ile her gün yeni baştan kurduğumuz bu alemde düşünceler birer düş imiş.
Sözler birer masal.
Varmış ve yokmuş işte bu kadar.
Yine de, kör karanlıktaysak eğer bu gözler niye?
Sessiz ve sağır bir kainatta isek bu dil, bu gırtlak niye?

*************

Sadece Åžeytan’ın vesveselerini duyuyorsanız, delisiniz.
Sadece Tanrı nın ayetlerini duyuyorsanız, peygambersiniz.
………..
Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor,
sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız,
muhtemelen aklı başında bir insansınız…

04Mayıs

Orospu Kırmızı

Dilsizim
babam da yok benim

Düşünme, uyu. Belki bir gün kapını çalmadan geçerim, sen de kapıyı açmak için yeniden uyanırsın.

Her defasında kırılan bir kurşun kalem bu. Her defasında kırılan bir kurşun kalem bu. Seni tek bir dokunuş için ölümsüz yapıyorum.

Sokaktan geçen kamyon oturduğum koltuğu devirdi. Zaten hep sensiz olduğumu anladım. Zaten hep sana yazıyor olduğumu. Büyük bir hızla kendi hapishanemi inşa ediyorum.

Birkaç sözcük inliyor dilimin altında, gerçek ne bilmiyorum. Bir suçlu gerek bana..; hemen şimdi, benim gibi.

‘Onu seven herkesten nefret ediyordum o ise herkese beni sevmelerini söylüyordu.’

‘Ölüyorum, annem bana hiç kızmıyor.’

‘..Annem annem o beni 6 yerimden, hem de o gece, hem de tüm sorularıma yanıt bulduÄŸumu zannederken, hem de kırmızı rujumu henüz sürmemiÅŸken… beni oniki yerimden öptü.

kırmızı. sana sadece kırmızı demeliyim. ben başaramıyorum kırmızı. hatırlamak dışında bir mucizem yok. birşeye inandım. birşeye ve sadece bir kere ağlayarak dansettim. oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım.

daha kolay yaÅŸamalıyım. metruk evlerde yaÅŸayan ‘tam iÅŸte o kelimeydi’ dediÄŸim insanların arasında..; daha kolay ama nasıl, onu da bilmiyorum. aÅŸk iki de bir ellerimi tutmak istiyor. ‘bir gün sen de cezanı çekersin’ diyor. boÅŸuna, ellerimi verme… uyutmayacağım seni, ninniler büyütmuyor çünkü. bahçende sıçrayan aÄŸustos böcekleri hala saçlarımın içinde..; bir tek ben kanadım, bir tek sen gördün beni.

artık özgürüm, öyle yalnızım ki……

dogrum yok benim. her yarim $ey gibi.
ne kederli, ne de mutlu.
peki ya sen! hiç hikayen yok mu senin?

“biraz daha uyu, biraz daha hayatta kal diye tutundugum
ruyalar beynimden yollara fı$kırıyor!”

“bir nefes daha…
geleceği gördüm. kayip duruyordu avucumdan. belirsizliği, igrencligini örtmüyordu.
kırmızı bir senfoni yazmak istedim, yalnız ı$ıkta duyulan.
cünkü beni, sadece babamin aldigi pabuclar sevindirdi, bayram kiyafetleri, annemin saclarima dokunmasi sevindirdi.

ikimizin tani$tigi koltuga oturdum. sesini silmeyi beceremedim.
en iyisi a$ktı… onu buldugum yerde beni götürecek bir ayna aradim.”

herÅŸey dönüyor ve kendi etrafindaki tüm masumiyeti yok ediyor. cehennemi sevmekten ba$ka elimde insanca kalan ne var ki… cehennemi ruhu hala ü$üyenler için istiyorum.
kendi kötülügümü istiyorum, son bir defa ara istiyorum.

yine aramamı$sın beni.
biraz daha gec kal ki, bir $ey daha bulayim…
bir gercek daha.

hayatimdaki o i$aret kayip gidiyor gökten; gündüze kar$ıysa yapayalnizim.
parlak bir hediye paketine sıgdı kalbim.

yanli$ bu sözcükler, yanli$. cok agladim, cok erkek oldum cok da kadin.
kimseyle kendimle bile ya$ayamazdim. hep yarım kaldım hep!

bana muhallebiciden tavuk gögsü alirsin.
belki, bana bir adres bile satin alirsin, cok paran vardir senin.
belki ameliyat ettirirsin; gitsin diye yüzümün diger yarisi da.
nerem varsa insan kalan… i$e orasi acitiyor.

ba$ini derenin kenarina koy. atini yildizlara bagla.
dinle ama korkma, cünkü vitamin aldim, iyiyim.
ama; ya bu soluk sonsa, agliyorum fren seslerinin ardindan gelen hiza, kaderimin oyuncagi oldum, sokakta a$ki buluyorum diye ama $ekerleri kazandim, övüncü oldum sessiz uzla$macilarin, övüncü oldum tüm ya$ayamami$larin, bir kurbanın onurunu diktiler yakama.

$imdi her$ey hazir. bir tek eksigim var kirmizi.
bir türlü tamamlanamayan tamamlandikca eksik kalan kirmizi…

pirinc i$lemeli bir aynada kirildi yüzümün diger yarisi.
herkes uyuyordu. yüzümün yarisi benim, yüzümün yarisiyla hep yarim öyküler anlatirim.
peki sen, yarim dudakli bir kadini öpmek ister misin?

bir dilenci gibi yalvariyorum yine de yanit vermiyor aynalar…
dur bir nefes alayim… ve senin sevdigin kadin olayim.

yanli$ bu sözcükler. yanli$ bu dokunu$lar, yanli$ bu anla$ilma istegi.
bir sokaktan, kendiminkine nasil gecmeliyim. sinirlarimi böyle yitirmi$ken…

inan biktim bu sözcüklerden; karanlik, gece, cocuklugum, korku, yeni sevgilim. afrika, cilek tanricalar ve calan telefon zillerinden biktim. bir de kirmizi rujdan. kendi fotografina gülümseyen, kendi ickisinde bogulan, kendi annesinin celladıyım. buyum i$te, ba$ka türlü nefes alamam. cocuk da doguramam. hadi nefes al!

vücudumla bütün duvarlari yikmak isterdim, kamasindaki elmaslara vurgun bir bicak gibi…
tutunmama izin ver ya da öldür dedim.

az ögrenmeliyim, az soru sormali, hic beklememeliydim.
ama, bir sabah bunlari yaptim.
kazanilmi$ nefretlerin övüncü $imdi aynalara. ve bir de utanc.

büyük kentlerin ortasinda, bir i$aret gibi birakilan kirik aynaya dön.
ve ona borclu oldugun güzelligi sor.
o , $imdi nerede… unuttugumuz $arkinin icinde mi?.. kö$e ba$larinda mi?..
biriktirdigimiz yildizlarda mi?.. nicin hepsi dört bacakli?..

ben o’ymu$um kahretsin. kim yapti bunu? kaç yüzyillik i$kence bu?.. nerden bula$tım? bu büyü nereden sarildi sirtimin ucuna? neresinden vurdular kirgin sessizligimi?..
ah o zor veda… boyun egiyorum, bir de…

aglama kalbim. aglama.

ben hep sokak orospularina, ibnelere, travestilere…. a$ik olacagim..
hep masumuz i$te kalmadi gözya$imiz diye bagiracagim senin için akvaryumlar calacagim.
sen büyük evler gibi yikildigimda sanma ki acimi öptügünü unutacagim. cünkü, ne mucize, hep güzel bir kadin olacagim. hayatim boyunca yagmura rastladim, hep yagmura… sana… pis yaÄŸmur, pis yaÄŸmur.

bir,iki,üç,dört,beÅŸ…..altı deÄŸil!hayat, benden gizlediÄŸin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?

her aÅŸk bir orospu yaratıyor.bense beyaz duvaklar ,dokunduÄŸumda irkilen sırtlar çiziyorum.bende oluyorum senin o kendin için korktuÄŸun yerde…..

25Nisan

SUENO HOTELS BEACH SIDE

SUENO HOTELS BEACH SIDE

 

 

Oda ve Yatak
760 Oda, 1753 Yatak, 503 Standart Oda,8 Engelli Odası, 95 Aile Odası, 1 Kral Dairesi, 7 Suit, 154 Özel Oda
Oda Özellikleri
Direkt Telefon , Banyo , Banyoda Telefon, Saç Kurutma makinası, Elektronik Kilit Sistemi , Yangın Alarmı , Minibar , Uyandırma Servisi, Kasa, Balkon, TV , Uydu TV , Müzik Yayını, Merkezi Klima
Oda Manzarası
Deniz Manzarası , Bahçe Manzarası, Orman Manzarası , Tarihi Yer Manzarası , Havuz Manzarası(Göl Evleri)
Yeme İçme
2 Restaurant Kapalı kap:900, Açık kap: 250, Kahvaltı Salonu (toplam kap: 900), Pastane, Snack Bar, Kafeterya. Asya Restaurant, 60 kiÅŸilik, Balık Restaurant, 90 kiÅŸilik, İtalyan Restaurant, 100kiÅŸilik., Meksika Restaurant, 60 kiÅŸilik, Turkish Restaurant, 120 kiÅŸilik, Lobi Bar, Havuz Bar, Plaj Bar, Restaurant Bar, Disco Bar, Vitamin Bar, Bowling Bar, Port Bar, Beer House, Etc., Türk, İtalyan, Asya, Meksika, Fish, (5 A’la Carte restaurant – 1 gün önce rezervasyon ile – müsaitliÄŸe göre – her biri 1 defa kullanım) Mutfakları
Konaklama Tipi
HerÅŸey Dahil (01.11-31.03). Ultra All Inclusive (24 Hours)
Toplantı
9 Toplantı Salonu Toplam kap: 3250,Maks (m2/kap):1500/1500, Min (m2/kap):80/100, Kablosuz Ağ Bağlantısı, Ses Sistemi, Yaka Mikrofonu, Kablosuz mikrofon, Masa Mikrofonu, Işık Sistemi, Dvd Oynatıcı, Vcd Oynatıcı, Video, Sahne, Kürsü, Müzik Yayını, Slayt Oynatıcı, Bilgisayar Projektörü, Projektör Perdesi, Barkovizyon, Tepegöz, Flipchart, TV, Klima
Fasilite ve Servisler
Sağlık Odası , Çocuk Bakımı , Engelliler İçin Servisler , Uyandırma Servisi , İş Merkezi , Internet , Market , Kuru Temizleme , Çamaşır ve Ütü Servisi , Jeneratör , Kuaför, Kuyumcu, Derici, Sueno Shop, Fotoğrafçı, Araba Kiralama, Tekstil, 24 Saat Resepsiyon , 100 Araçlık Açık Otopark, 150 Araçlık Kapalı Otopark
Aktivite ve Rekreasyon
5 Açık Yüzme Havuzu ve Çocuk Bölümü, 1 Kapali Yüzme Havuzu ve Çocuk Bölümü, Çocuk Havuzu, Su Kaydırağı, Türk Hamamı, Fin Hamamı, Sauna, Masaj, Jakuzzi, Fitness Merkezi, Kuaför, Aqua Terapi, Solaryum, Bahçe , Çocuklar için oyun alanı , Mini Club, Disko, Sinema, SPA&Wellness
Spor
4 Aydınlatmalı Tenis Kortu, Masa Tenisi, Bilardo, Bowling, Mini Golf, Voleybol, Plaj Voleybolu, Basketbol, Dalış Okulu, Mini Futbol, Profesyonel Futbol sahası, Plaj Futbolu, Gün boyu animasyon
Su Sporları
Kano, Su bisikleti, Aquapark (7 Kaydıraklı)
Yakındaki Aktiviteler
Su Sporları
Konum
Özel Plaj, Sahilde, Antalya

 

 

25Nisan

SILENCE BEACH RESORT

SILENCE BEACH RESORT

 

Oda ve Yatak
1030 Oda, 2515 Yatak, 613 Standart Oda,105 Club Odası, 10 Engelli Odası, 30 Bağlantılı Oda, 49 Aile Odası, 17 Suit, 229 Göl Evi

Oda Özellikleri
Direkt Telefon , Duş ve Tuvalet , Banyo , Banyoda Telefon, Saç Kurutma makinası, Elektronik Kilit Sistemi , Yangın Alarmı , Minibar , Uyandırma Servisi, Kasa, Balkon, Uydu TV , Digitürk , Merkezi Klima, Main Building Rooms

Oda Manzarası
Deniz Manzarası , Bahçe Manzarası

Yeme İçme
6 Restaurant Kapalı kap:1600, Açık kap: 1775, Kahvaltı Salonu (toplam kap: 1200), Pastane, Snack Bar, Kafeterya. Meksika Restaurant, 75 kişilik, Balık Restaurant, 75 kişilik, İtalyan Restaurant, 75kişilik., Asya Restaurant, 75 kişilik, Lobi Bar, Havuz Bar, Plaj Bar, Restaurant Bar, Disco Bar, Vitamin Bar, Cafe Türk, Türk, Uluslararası, İtalyan, Vejetaryen, Deniz Ürünleri Uzak Doğu , Meksika Mutfakları

Konaklama Tipi
HerÅŸey Dahil Ultra.

Toplantı
8 Toplantı Salonu Toplam kap: 2305,Maks (m2/kap):1100/1150, Min (m2/kap):37/25, Kurumsal internet bağlantısı, Ses Sistemi, Yaka Mikrofonu, Kablosuz mikrofon, Masa Mikrofonu, Işık Sistemi, Dvd Oynatıcı, Vcd Oynatıcı, Video, Sahne, Kürsü, Müzik Yayını, Slayt Oynatıcı, Projektör Perdesi, Barkovizyon, Tepegöz, Flipchart, TV, Faks, Klima

Fasilite ve Servisler
Doktor , Uyandırma Servisi , İş Merkezi , Internet , Market , Kuru Temizleme , Çamaşır ve Ütü Servisi , Jeneratör , Açık Otopark, Kapalı Otopark

Aktivite ve Rekreasyon
5 Açık Yüzme Havuzu ve Çocuk Bölümü, 2 Kapali Yüzme Havuzu ve Çocuk Bölümü, Türk Hamamı, Fin Hamamı, Sauna, Masaj, Jakuzzi, Fitness Merkezi, Sağlık Merkezi, Kuaför, Güzellik salonu, Thalasso Terapi, Aqua Terapi, Solaryum, Jimnastik Salonu, Çocuklar için oyun alanı , Mini Club, Disko, Sinema, Lunapar

Spor
5 Aydınlatmalı Tenis Kortu, Masa Tenisi, Squash, Bilardo, Bowling, Mini Golf, Voleybol, Plaj Voleybolu, Basketbol, Bisiklet, Mini Futbol, Profesyonel Futbol sahası, Gün boyu animasyon

Su Sporları
Banana, Rüzgar Sörfü, Kano, Su kayağı, Parasailing Su bisikleti, Jet Ski

Yakındaki Aktiviteler
Su Sporları, Futbol, Aquapark

Konum
Şehir Merkezine Yakın, Özel Plaj, Sahilde, Manavgat

 


You are viewing a mobilized version of this site...
View original page here

Mobilized by Mowser Mowser